En sık kullanılan göz kozmetiğidir. Çoğu tarihi uygarlıklardaki kadınların kullandığı orijinal maskara, antimon trisülfit bazlı kömürdür.
Modern maskaranın amacı kirpikleri koyulaştırmak, uzatmak ve kalınlaştırmaktır.

Formülasyon
Maskara bulaşmasına, tahrişe ve zehirlenmeye neden olmadan kolay ve düzgün uygulanabilmelidir. US Food, Drug and Cosmetic Act kirpikler için katran renklerinin kullanımını yasaklamıştır. Bu nedenle maskara renklendiricileri bitkisel renklerden veya inorganik pigmentlerden ve yatırma renklerden seçilmelidir.

Kullanılan renklerden demir oksit siyah, ultramarine blue navy ve amber veya burnt sienna veya sentetik kahve oksiti kahverengi için kullanılır.
Likit maskara en popüler olanıdır. Likit maskaralar su bazlı, solvent bazlı ve su/solvent hibrit karışımlar olarak sınıflandırılabilir. Bu ürünler, yuvarlak bir fırçanın tüpün ağzındaki ufak bir delikten kendiliğinden sıyrılarak ve böylece belli miktarda ürünün fırçadan uzaklaştırılmasını sağlayan otomatik maskara tüplü olduklarından kendine özgüdür.

Su bazlı maskaralar, mumlardan (balmumu, Brezilya mumu, sentetik mumlar), pigmentler (demir oksitler, krom oksitler, ultramarine blue, kızıl (carmine), titanyum dioksit) ve suda çözünmüş reçineden oluştuğu için böyle anılmaktadır. Suda yağ emülsiyonu olarak sınıflandırılır. Su buharlaşarak kirpikleri koyulaştıran ve kalınlaşan bir ürün ortaya çıkar. Ürün suda çözünür olduğundan çıkarılması kolaydır ancak terleme veya gözyaşı ile bulaşabilir. Bazı su bazlı maskalar fazla miktarda mum veya pigmentin kirpiklere tutunmasını artırmak için bir polimer içerdiğinde "suya dayanıklı" olarak etiketlendirilirler.

Su bazlı maskaralar, suda yetişebilen bakterilerce kolaylıkla kontamine olabilirler. Bu nedenle genellikle parabenler gibi koruyucular içermelidir. Bu nedenle de parabene duyarlı kişilerde allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Buna rağmen su bazlı maskalar en az tahriş edici maskara türleridir.

Solvent bazlı maskaralar pigmentlerin ve mumların eklendiği petrol damıtımı ürünlerden oluşurlar. Bu nedenle de suya dayanıklıdır. Terleme ve gözyaşı ile bulaşmaz ancak çıkarılabilmesi için yağ bazlı bir temizleme losyonuna veya kremine ihtiyaç duyulur. Ürün yeteri kadar çıkarılmadığında kirpiklerde artıklar kalabilir. Bu maskaraların daha uzun kuruma süresine gereksinimleri olduğundan uyguladıktan hemen sonra bulaşmasından korunmak gerekir.

Solvent bazlı maskaralara da koruyucular eklenir, ancak petrol bazlı solvent antibakteriyel olduğundan mikrop bulaşması çok büyük bir problem olmamaktadır. Bazı ürünlerde talk veya kaolin kirpik kalınlaşmasını artırmak ve naylon veya rayon lifleri de kirpikleri uzatmak amacıyla eklenebilir. Solvent bazlı maskaralar gözleri tahriş edebilir. Bazı maskaralar ya suda yağ ya da yağda su emülsiyonu oluşturacak şekilde hem solvent bazlı hem de su bazlı sistemleri içerebilir. Buradaki amaç su bazlı maskaralar gibi kısa zamanda kuruyarak kalınlaşan ve aynı zamanda solvent bazlı maskaralar gibi suya dayanıklı bir ürün elde etmektir.

Ters etkiler
Modern likit maskaralarda applikatör kullanımlar arasında tüpün içine sokulu tutulduğu için maskaraya bakteri bulaşması için birçok fırsat doğmaktadır.
En korkulanı özellikle Pseudomonas aeruginosa ile olan kornea enfeksiyonudur ve görmeyi kalıcı bir şekilde etkileyebilir.
Her ne kadar maskaralarda koruyucular bulunsa bile maskara tüplerini ilk kullanımdan 3 ay sonra atmak ve aynı maskara tüpünü başka kişilerin kullanmamasını sağlamak akıllıca olacaktır.

Tekrarlayan bakteri enfeksiyonları olan kişilerin solvent bazlı maskaraları tercih etmeleri gerekir.
Mantar enfeksiyonları da ender olmasına karşın görülebilir. Mantar enfeksiyonları en çok bağışıklık sistemi baskılanmış veya kontakt lens takanlarda görülmektedir.

Eğer gözyaşı ile maskara konjunktiva kesesine ulaşacak olursa konjunktiva boyanabilir. Bu durum daha çok tarsal konjunktivanın üst sınırında görülür. Genellikle semptom vermeyen bu durumun bir tedavisi bulunmamaktadır.