Kızım Ece’nin doğumunda herkeslerden farklı bir şeyler yapmak istemiştik; çünkü o bizim için herkeslerden farklı olacaktı. Bu konuda en büyük yardımı sevgili annemden aldık. Bir gün bana bir arkadaşının çocuğu için İspanya’da yapılan vaftiz törenlerinde dağıtılan ufak bir bebe önlüğünü getirdi. Oralarda adetmiş, tören sonunda dağıtılan şekerlemeler değişik şekillerde paketlenirmiş; aynen bizde de son yıllarda moda olan değişik şekillerdeki renkli, sevimli bebe çikolataları gibi. Bu fikir bende yeni bir fikrin gelişmesine yardımcı oldu. Sırf çalıntı bir fikir ile kızımı karşılamamak adına kendimizden de bir şeyler eklemek zorunda hissettik kendimizi. Günlerce düşündüm bu ne olabilir diye. Sonunda bir sabah gazete okurken buldum yapacağımı. O günlerde Tema Vakfı’nın açmış olduğu bir kampanya vardı “Dokuz adet meşe palamudu”. Kızımı daha güzel nasıl karşılayabilirdik ki ! Kitap okumasını severim ama yazma eğilimim yoktur ve beceremem ama o an içimden bir şeyler karalamak geçti ve bakın neler yazdım.

Merhaba ben Ece,

Lütfen kulak verin bu sese,

Yaşamak istiyorum yeşil bir çevrede,

Dokuz adet meşe yeşersin sayenizde

Kucak dolusu sevgiler hepinize......


Bu satırları yazdıktan sonra onları küçük kağıtlara yazıp minik bebe önlüğü üzerine şekerlemelerle birlikte bağladık. Sonra hastaneye bizi ziyarete gelen herkese bu şekerlerden dağıttık. Kısa bir süre sonra ise Tema Vakfından kızım Ece Aysoy adına yapılan bağışlarla ekilen meşe palamutlarına ait teşekkür plaketlerini aldık. Bugün kızımız tam bir doğa düşkünü ve kendi adına dikilen 300 - 350 adet meşe palamudu var.