8 Ağustos 1999. O gün başlayan arkadaşlığımızın evlilikle noktalanacağını ve bugün 1,5 aylık olan dünyalar tatlısı bir evlada sahip olacağımızı tahmin bile edemezdik.
O kadar çok seviyorduk ki birbirimizi ve o kadar çok şeyle mücadele etmemiz gerekti ki evlenebilmek için ama başardık. Evet evlendik sonunda...
Fakat bebekleri çok sevmemize rağmen "ilk 2 sene yapmayalım" dedik. 2002 senesi Temmuz ayında Antalya-Belek'e tatile gittik. Tatil dönüşü bir gariptim. bir şeyler hissediyordum sanki ama emin değildim. Test yaptırmak istiyordum ama evde yapmayacaktım iyice emin olabilmek için. 17 Ağustos 2002 günü bir kliniğe gidip idrar testi yaptırdım. Allah'ım inanılmaz bir duyguyla hüngür hüngür ağlamaya başladım. Sonuç pozitifti çünkü.
Biz evlendikten 2 sene sonra hamile kalmamı planladığımız halde bebeğimiz gelmeye karar vermiş ve yola çıkmıştı bile... Anlayacağınız "aşk bebeği"ydi bizim ufaklık ) o gün hava çok sıcak olmasına rağmen, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu ve ben o yağmura aldırış etmeden eve kadar olan 15 dakikalık yolu ağlayarak yürüdüm. Yolda herkesi çevirip, "benim bebeğim olacak, hamileyim" demek geliyordu içimden )
Yaptığımız hesaba göre, tam 25 aylık evliyken doğum yapacaktım. Yani bebişimiz bizi üzmek istememiş ve yine bizim planladığımız gibi tam 2 sene sonra dünyaya "merhaba" demeye karar vermişti.
Hamileliğim internet başında o site senin bu site benim dolaşmakla geçti. Çalışıyordum ve çok rahattım. Hiçbir sıkıntım yoktu. Bebeğimde çok sağlıklıydı Allah'a şükür. Bir gün cinsiyetini öğrenmek için doktora gittiğimizde "kız" olduğunu öğrendik. Artık "bebeğim" diye değil, "güzel kızım" diye seviyordum aşkımı. Ta ki 7 aylık olana kadar. 7. ayda doppler'e girdim ve sürpriz bir şekilde bebeğimin "erkek" olduğunu öğrendim!!!
Tabii önemli olan sağlığıydı. Kızım adına çok üzülmeme rağmen, oğlum olacağı fikrine alışmam uzun sürmedi çünkü eşim deliler gibi erkek çocuk istiyordu ve 9 ay böylece geçip gitti...
10 Nisan 2003. Geri sayım başladı. Gündüz saatlerinde fazla bir heyecan hissetmedim. Gece oldu. Doktorumun söylediği gibi gece 24.00'dan sonra hiç bir şey yemedim ve içmedim. Tarih artık 11 Nisan 2003'ü gösteriyordu ve benim anne olmama sadece saatler kalmıştı. Gayet sakindim. Banyomu yaptım, saçlarımı kuruttum ve biraz yatmayı denedim fakat midemin yanmasından dolayı çok rahatsızdım. Yarım saat kadar yatakta bebeğimi düşünerek uyuya kaldım.
Sabah uyandığımda saat 07.00 idi... Doktorumla sözleştiğimiz gibi saat 08.30'da hastanede olduk. Yatış işlemlerim yapıldı ve saat 09.00'da odamdaydım. Yeşil ameliyat önlüğümü giymiş yatağımda bekliyordum. Hemşire gelip parmağımdan ve kolumdan kan aldı. Bazı testler için gerekliymiş. 3 gün önce hastaneye gidip doktoruma yalvarmam işe yaramıştı, lavman yapılmayacaktı Derin bir ohh çektim ve tekrar beklemeye başladım. Sedye geldi ve işte ameliyathaneye gidiyordum. Ellerim mütemadiyen karnımdaydı. Hiç bırakmıyordum bebeğimi ve narkoz verilmeden önceki son birkaç dakikada da sürekli içimden ona korkmaması gerektiğini, yanında olduğumu söyleyip, okşuyordum onu.
Saat 09.40 kısa süreliğine "elveda dünya" uyuyorum...
Saat 09.50 EGE'm doğdu... Yüzünü ilk ben göremesem, çığlıklarını ilk ben duyamasam da hoşgeldin aşkım...
Narkozdan biraz zor uyanmıştım. Hatta oksijen vermeleri gerekmiş ve kendime geldiğimde resmen ameliyathane personeli sevinç çığlıkları atmıştı Bu kadar çok sevineceklerini bilsem daha erken uyanırdım ehheeehehe )
Odama çıkarıldım ve bebeğimi ilk defa babasının kollarında gördüm. Allah'ım bu ne mutluluk. Sevdiğim, taptığım iki erkek de karşımda duruyordu ve ben sadece ağlayabildim. Sadece ağladım...
İşte böyle. Bugün takvim yaprakları 29 Mayıs 2003'ü gösteriyor ve aşkım 48 günlük oldu bile )
Ben işyerimdeyim ve hasretle doluyum
Bir gün bana gelip de anneliğin tanımını yapmamı isteseler; "annelik ağlamaktır" derim herhalde. Çünkü;o uyurken,yüzünü seyrediyorum ağlıyorum, gaz sancısı çekip ağlarken ağlıyorum, Allah'a bana bu güzelliği bahşettiği için şükrederken ağlıyorum... Kısacası engel olamıyorum kendime. Allah bütün kuzucuklara sağlıklı uzun ömürler versin.bizleri onlarsız bırakmasın ve beni EGE'mden 5 dakika fazla yaşatmasın inşallah.