Eşimle 6 yıllık arkadaşlıktan sonra 30 Ağustos 1999’da evlendik. Evlendikten 1 yıl sonra eşim askere gitti ve temmuzda geldi. Artık zamanı geldi diye düşünüyorduk fakat ben başka bir rahatsızlıktan dolayı ilaç kullanıyordum ve bitene kadar hamile kalmamalıydım. Her ay kontrollerde değerler düzelsin diye dua ediyordum bitsin ki bir an önce anne olayım. Şimdi emin oldum ki her zaman hazırdım anne olmaya. 4 ay kullandığım ilaçlar Ekim sonu iyi çıkan tahlillerden sonra bitti. Demek ki artık anne olabilecektim. Kasım ve Aralıkta olmayınca umutsuzluğa kapıldım. Ne kadarda aceleciymişim. Dedim ki Ocakta da olmazsa dr.a gideyim 1 yıldır olmuyor diyeyim diye düşünürken Ocak ayı sonuna doğru kendimi farklı hissetmeye başlamıştım. Sanki kalbimde bir kelebek çırpınıyordu. Meğerse karnımda bir ipekbö ceği kozası oluşuyormuş. Benim minik prensesim 9 aylık geçici konutuna temellerini atıyormuş. Eşime ve kardeşime şüphelerimden bahsettim ama pek inanmadılar Geçen ayda öyle dedin dediler ama ben emindim. İşyerimde dr.a gittim. Henüz 4-5 gün geciktiği için bakmadılar. Günler geceler uzamaya başladı benim için.

Alışverişe çıkmıştık eşim ve kardeşimden uzaklaşıp daha önceden planladığım bir yerden bir çift patik alıp çantaya attım.

O sıralar canım babacım da rahatsızdı. Böyle bir haber ona moral olabilirdi .O yüzden şimdi olması en doğru zamandı.

4 Şubat 2002 (Pazartesi) sabahı hemşire gözün aydın diyince biliyordum zaten dedim. Sevinçten ne yapacağımı şaşırdım. Eşimi arayıp moralim bozuk gel yemek yiyelim dedim. Arabaya binince hafta sonu aldığım hediyesini verdim)Mutluluktan uçtu taze babacık uzun uzun birbirimize sarıldık. Hemen anneme gidelim dedik. Ona verdiğim patikleri tekrar paketledik ve anneme verdim.(Daha sonra bu patikler paylaşılamadı ve biri annemlerde biri bizde kaldı Patikler pembe ve mavi karışımıydı. Annem kızımız mı olacak dedi. (5 haftalık belli oluyor ya cinsiyet) yani prenses olacağı annemin içine doğmuştu.

Hamileliğim küçük sorunlar dışında rahat geçti. Kızımla her zaman konuştum. Aslında benim şeklim nedeniyle herkes bu erkek diyordu. Belki de bu yüzden bir erkek beklentisi vardı. İlk denemede cinsiyetini göstermedi .nasıl göstercekti ki başında anneanne, teyze, baba, dr. birde ben. Utandı. 1 ay daha bekledik öğrenmek için ve 17 Mayısta cinsiyetini öğrendik. Bazılarında birazcık soğuk duş etkisi yaptıÜzüntü değildi tabi ki sadece şaşkınlık. En ateşli kız tararftarı olan biricik teyzemiz haberi Trabzondan telefonla öğrendi.Çünkü bu işe en çok 2 miz sevinecektik.

Fazla uzatmayım hamileğimle ilgili en unutamayacağım 6.ayımda gıda zehirlenmesi oldu. Günlerden Pazar, ne sancılar çekiyorum. Ağrıdan gözyaşlarım sel oldu. Dr.um şehir dışında ,eşim napıcağını şaşırmış durumda. Benim tek korkum erken doğum olması.Henüz çok erken şimdi doğarsa yaşamaz kızım,kızım ne olur dişin sık biraz daha. Bu cümleleri kaç kez söyledim bilmiyorum. O zamana kadar hiç tekmelemediği kadar hızlı ve sık tekmeliyor. Sanki galatasaray kalesine gol atıyor(Fenerliyiz yaa doğuştan)Belki huzursuz olduğu içindi..Ama bence öyle değildi.Canım çiçeğim, herşeyim, ‘annecim ben iyim merak etme, rahatım yerinde’ demek istiyordu. 12 saat hiç tekmelerini eksik etmedi. Acımı paylaşmak istedi. Ama acı benim için hiçbirşeydi.Her acıya katlanırım yeterki meleğime birşey olmasın. Çok şükür olmadı da. Kızım için maceralarla dolu 38 haftayı tamamladık.Sürekli şehir içi/dışı gezdik. O yüzden şimdide gezmeye bayılıyor.

Doğumdan hiç ama hiç korkmadım. Sadece o büyülü anın, kızımı ilk koklayacağım anın hayallerini kuruyordum. Tek kaygımız sağlıklı olmasıydı. Birde kime benziyordu acaba? Annem doğmadan daha hep sarı idilim diye severdi. Ama prenses bizi şaşırttı Doğduğunda uzun ve simsiyah saçları vardı. Ve de esmerdi şimdi yine anneannesinin sarı papatyası oldu.

Neyse doğuma döneyim Sanki aşı olmaya gidiyor gibiydim. Sadece biraz tuhaftım. Ne korku ne heyecan. Epidural aşamasında fiziksel sorunlar yüzünden uzadı. 50 dk. gecikti doğum. Artık 5. Ve son denemede başarılı olundu. Sadece o denemelerde korkmuştum. Şimdi siliyoruz dediler, başımda bir hemşire benimle konuşuyor. Bende siliniyorum zannediyorum.Birden sarsıldığımı hissettim. Dr.um bastırın çekin, hızlı .vs sözcükler söylüyordu. Karnımda hissettiğim basınçla aynı anda duyduğum en güzel ağlama sesi. Onunla birlikte ilk kez ağladım. Kucağıma verdiklerinde gözyaşlarım sel oldu. Nihayet prensesimi kucaklayabilmiştim. Çokkkkk güzel bir bebekti.

02.10.2002 Çarşamba Saat 13.50 Gökyüzünden bizim kucağımıza düşen bu kanatsız melek sayesinde artık ben eski ben değilim. Hayatımdaki en önemli milat.

Onun varlığı bütün üzüntüleri sıfırlayıp, tüm stres ve yorgunluğu alıyor.Benim aileme gelen ilk torun Baba tarafına uzun zamandır gelen ilk kız.

Hamileleğim boyunca, desteğini, sevgisini, ilgisini esirgemeyen canım aileme, tüm kontrollerde yanımda olan birlikte heyecanla kızımızı beklediğimiz ve şu anda çokk iyi bir baba olan sevgili eşime,anne yarısı, can yoldaşı herşeyimiz Selda Teyzemize , ama en çokda benim bu kadar iyi anne olmamda en büyük paya sahip olan ama bir zamanlar senin kadar fedekar bir anne olmak istemem deyip şimdi onu solladığım canım anneme sonsuz teşekkürler.

Veeeee…..Canım kızım.Senden önce yaşamadığımızı, herşeyin ne kadarda boş olduğunu bizlere hissettiren aşkım.,biricik kızım iyiki de doğurmuşum