Öncelikle bu sitenin kurucularına teşekkür etmek istiyorum..
Benim hikayem 1991’de eşimle tanışarak başladı. Çok güzel bir beraberlikten sonra 1996 yılında muhteşem bir düğünle evlendik. Kendimize beş yıl süre verdik ve beş yıl sonra da bebeğimiz oldu. 2000 yılının Aralık ayı ben kendimi nedense garip hissediyorum karnım çok aç ama yemek yiyemiyorum ya da yemek yiyorum tat alamıyorum ve hemen çıkarıyorum. Aklıma hamile olabileceğim gelmiyor.. Çünkü bir iki kez korunmamıştık. Regl tarihim bir iki gün gecikmişti ama ihtimal vermiyordum. Pazartesi işe geldim arkadaşım kendine test yapacaktı ben de yapayım dedim. Testi alıp tuvalete gittim, işlemleri tamamladım ve beklemeye başladım. O da ne uçuk ve çok silik bir pembe yok canım dedim değildir. Arkadaşıma gelip gösterdim ama o benden daha heyecanlı ve sevinçli bir şekilde evet Olga sen hamilesin yaşasın diyordu.. Hıı falan oldum ama ne düşüneceğimi de bilmiyordum aslında bir bebeğim olmasını çok istiyordum ama bir gariptim işte... Eşimi aradım anlattım, tabi oda şok oldu ne diyeceğini bilemedi.. Akşam eve geldim gelirken de emin olmak için hastaneye uğrayıp kan testi yaptırdım. Evet sonuç pozitifti benim bir bebeğim olacaktı.. İşte o an içimde bana ait bir şeylerin olması garip hisler uyandırdı.. Kararımı vermiştim benim miniğim geliyorum diyordu ben de onu elimden geldiğince rahat ettireceğim ve sağlıklı bir şekilde doğması için elimden geleni yapacaktım. Eşim hala şoktaydı bir hafta kadar sürdü şok olayı sonra atlattı ve benim büyük yardımcım oldu.. Süper bir doktorum var. Sn.Alp NUHOĞLU ilk muayene ve kalp atışları… Tanrım yok böyle bir his kalbim duracak sandım... Her şey yolundaydı..Ben her ay çabuk gelsin tekrar bebeğimi göreyim diyordum. Tabi bu arada hiç durmadan süren kusmalar ve bulantılar ( 7 ay kadar sürdü ) beni epey yordu. Mutfak kapısını görmeye tahammülüm yoktu, zavallı eşim İnanç benimle beraber aç kaldı.
Her ay düzenli kontroller ve gelişimini izlemek çok eğlenceliydi.. 6. ayında bir kızım olacağını öğrendim.. Ağzım kulaklarımdaydı çünkü hep bir kızım olsun istemiştim. Tabii önemli olan sağlıklı olmasıydı... Hamileliğim boyunca toplam 14 kilo almıştım. Doğuma girdiğimde 69 kiloydum fakat sıcaklar beni bayıltıyordu ayaklarım buzlu kovanın içinde klima en soğukta ben hala yanıyorum. Eşim de zatürre olmamak için üstüne ne bulduysa giyiyordu.. Hamileliğimin en keyifli dönemi 8. aydı çünkü bulantılarım bitmiş ve ben annemlerin yazlığına gitmiştim. Her gün denize giriyordum Ege’nin buz gibi soğuk denizi bana çok iyi geliyor rahatlatıyordu.. Plajdakiler oralarda doğuracağımdan korkuyorlardı. Ben doktorumdan iznimi almıştım o yüzden hiç endişem yoktu. Evet temmuz 15 gibi İstanbul’a geri döndük. Artık çok sık kontrole gidiyordum çünkü benim minik, sinirlerime baskı yapmıştı ve ben sağ bacağımı kullanamaz olmuştum yardımla oturup kalkabiliyordum. Bir an önce bebeğimi dünyaya getirmek ve onunla tanışmak istiyordum. Yedinci ayımızda prensesimin her şeyini aldık tamamladık. Heyecanım giderek artıyordu. 25 temmuzda doktor kontrolümüzde 02 Ağustos 2001 doğum günü kararı alındı. Çok az kalmıştı herkes yanımdaydı. Canım annem kız kardeşlerim kayınvalidem.. İşte 2 ağustos sabah 06.00, ben akşam güzelce uyumuştum uykumu alarak uyanmıştım. Hiçbir şey de yemedim kalkıp güzel bir duş aldım ev halkı ayakta tabii herkes benden daha heyecanlı ben sakinim. Sadece içimde garip bir burukluk 9 ay boyunca karnımda okşadığım konuştuğum her şeyimizi birlikte yaptığım prensesten ayrılacağım ama aynı zamanda kavuşma ve tanışma anı... 07:00 hastanedeyiz giriş işlemleri yapılıyor ben hala sakinim 07:30 odamdayım ve hazırlanıyorum NTS bağlanıyoruz minişimin kalp atışlarını duyunca biraz heyecan başlıyor. Herkes yanımda eşim de heyecanlı ama hiç belli etmiyor. En heyecanlı annem panik halde her şeyi soruyor..saat 08:00 evvet ameliyathaneye doğru ben ve doğuma girecek olan kız kardeşim canım Sedam elinde kamera herkese el sallayarak gidiyoruz. O an göz yaşlarıma hakim olamamıştım garip bir duygu asansör durdu ve ben odaya doğru gidiyorum birden kardeşimi göremedim nerede diye sorarken odaya girdi nasıl rahatladım anlatamam. Masadayım Epidural yapacak ekip bana neler yapacaklarını ve nasıl olacağını anlattılar hepsi çok neşeli insanlar. Oda çok soğuktu bir an üşüdüğümü hissettim. Her şey birkaç saniyede bitiverdi sadece ayaklarımın elektrik çarpması gibi bir şey olduğunu hissettim. Sondayı da o zaman takmışlar onu da hissetmedim. Doktorum gelememişti ama kendisi kadar iyi ve başarılı olan Bülent bey girmişti doğuma.. Evveet dediler başlıyoruz 08:47 bitiş 08:48 bir dakika anlamadım bile İŞTE O AN Tanrım dünyanın en güzel varlığı benim kızım DERİN’İM duygularımı ve hissettiklerimi anlatmam imkansız.. Yaşanması gerek. Kardeşime baktım o da mutlu ve gözleri dolu dolu.. Onu kucağıma verdiler minicik ama mis kokuyor kucağıma aldığımda susmuştu anne kız bir süre öyle kaldık bu arada benim dikiş işlemlerim yapılıyordu. Kızımı temizlenmek ve kontrolleri yapılmak üzere benden aldılar. Sanki her şey yeniden başlıyordu onunla birlikte… Ben de yeniden doğmuştum. Bir süre dinlenme odasında bekletildim çok üşüyordum titrememi engelliyemiyordum. Eveet odama çıkma vakti çok heyecanlıyım herkes beni bekliyor onlar benden daha heyecanlı. Derin herkesi büyülemiş anlaşılan muhteşem bebek diye konuşuyorlar. Zaten hastanede ona Oya adını verdiler ağız burun minicik yüz hatları çok düzgün. Hiç yeni doğmuş bebek gibi değildi, tertemiz kızarıklık, şişlik yok. Eşim ona çoktan aşık olmuştu bile. Ben çok rahat bir operasyon geçirdim ağrım sancım ve gazım hiç olmadı. Herkese Epidural Sezeryanı tavsiye edebilirim.
Hastanede kaldığım üç gün boyunca sevgili eşim İnanç yanımdan hiç ayrılmadı kızımızı kucağından indirmedi.Tüm hamileliğim boyunca bana çok büyük destek verdi iyi ki varsın hayatım. Üç günlük hastane macerasından sonra evimize döndük. Artık üç kişiydik ve tam bir aile olmuştuk. Derin’in doğumunun ikinci günü canım kardeşim yurtdışına gidiyordu hepimiz çok üzgündük uzunca bir süre onu göremeyecektik. Derin’in doğumu biraz teselli oldu bize. Hamileliğim ve doğum sürecinde yanımda oldukları ve bana destek verdikleri için tüm aileme teşekkür ediyorum. (Eşimin ve benim ailem ) Kızım şimdi 27 aylık ve dünya güzeli onu gören kopamıyor. Canım kızım iyi ki varsın iyi ki hayatımızdasın senden önce nasıl vakit geçirmişiz biz, sen hayatımıza hareket neşe renk getirdin. Bize isteyince ne kadar neşeli olunur hayata pozitif bakılır öğrettin. Dilerim tüm hayatın boyunca mutlu ve sağlıklı olursun. Baban ve ben Allah ömür verdikçe hep senin yanında olacağız.
Annelik zor ama çok güzel bir duygu. Tarifi imkansız anlatılması zor bir his..Tüm kadınlara annelik hissini tatmayı diliyorum.Allah isteyen herkese versin.