DOĞDUĞUN GÜN: BULUTLARI YIRTARAK ÇIKAN BİR GÜNEŞ GİBİ GİRDİN HAYATA... SEVGİYLE YAŞA !
Her soluk alışımda, seni içimde yaşattığımı bilmek kadar güzel hiç bir şeyin olmayacağını biliyorum benim sevgili oğlum. Senin benimle olduğunu benim içimde yer aldığını sadece bir günlük gecikmede anlamıştım bebeğim ve şimdi ise senin nefes alışını görmek kadar dünyada hiçbir şey bana bu hazzı vermiyor canım içi.
Senin benimle olduğunu benim içimde yer aldığını çok derinden hissediyordum. Hamile kaldığımı öğrenmeden iki gün önce rüyamda büyük bir iştahla ayva reçeli yiyordum. Sabah kalktığımda sevgili eşime canım çok reçel istediğini söyledim ve hemen gidip aldı iştahla yedim. Sonra bu rüyayı annemle paylaştım. Annem bana hamile kaldığını öğrenmeden önce onunda canı ayva istemiş bunu da öğrenince kesinlikle hissediyordum hamile olduğumu. O dönemde sürekli bebek resimlerine bakıyor ve doğum hikayelerini sürekli ağlamaklı bir halde okuyordum. O hafta çok hastaydım sürekli öksürüyor ve bedenim halsiz düşüyordu. Cumartesi günüydü eşimle hastaneye gitmeye karar verdik sürekli öksürüyordum ama içimdeki o güzel ses bana iyi olduğumu duyuruyordu. Sabah önce küçük bir işimi halletmek için dışarıya çıktım. Dönüşte bir eczaneye uğradım ve gebelik testi aldım. Eve geldim eşim halen uyuyordu, hemen uyandırdım testi gösterdim güldü abarttığımı düşünüyordu ama ben hissediyordum. Testi yaptım ve büyük bir heyecanla beklemeye başladık. Dakikalar geçmek bilmiyordu deli olmamak elde değildi. İşte sonuç; çift çizgi ne yapacağımızı bilemeden birbirimizin yüzüne dolu dolu gözlerle bakıp hemen doktorumuzu aradık. Sonucu söyledik gelin bakalım ama büyük bir ihtimalle hamilesin dedi. Biz çok fazla kendimizi kaptırmadan giyinip sakin olmaya çalışarak hastaneye gittik. Sonuç olarak dr. benim canım oğlumun o minicik kalp atışlarını gösterdi bana ve artık kendimi bıraktım ağlamaya başladım. Eşim sıkıyor kendini ağlamamak için ama saniyeler sonra ikimizde artık göz yaşlarımızı bıraktık. Sevinç gözyaşlarımız akıp gidiyordu… Bu ne güzel bir duygudur Allah’ım. Dr. 5 haftalık hamilesin ama istersen şuan yakın çevrenle paylaşma dedi biraz beklememi söyledi. Ama ne mümkün! Hemen ailelerimize haber verdik ve bu mutluluğumuzu paylaştık. Artık bir can taşıyordum ve her şeyden önce artık o gelecekti bizim için. Bu arada bende kısa bir süre sonra öksürük kalmamıştı. Çok iyi hissediyordum kendimi.
Hamileliğim biraz zor geçti. 4.aydan itibaren şişmeye başladım. Önce ayaklarım sonra yüzüm. İki kere düşük tehlikesi geçirdim ama her şeye rağmen oğlum beni, bende onu bırakmıyordum. İkimizde kararlıydık ne olursa olsun birbirimize kavuşacaktık. Sevgili eşim ve canım Annem hamileliğimin başlangıcından bitimine, doğumumdan bu yana bana her türlü desteği, ilgiyi, şefkati, sıcaklığı verdiler ve vermeye de devam ediyorlar. Böyle bir eşe ve anneye sahip olduğum için çok mutluyum.
Normal doğumdan korkuyordum. Sezeryana daha yatkındım ve sevgili doktorum beni yıllardır tanıdığı için beni çok iyi biliyordu. Normal doğum yapamayacağımı oda çok iyi biliyordu. Son kontrol günümde gerekli tetkikler yapıldı ve tarih belirlendi. 12 Aralık‘da oğluma kavuşmak üzere eve döndük. Doğuma 18 gün kala işten doğum iznine ayrıldım. Günlerden çarşambaydı evdeki tadilatlar bitmiş artık bekliyordum. Öğleden sonra birden ellerim ve dudaklarım uyuştu. Tansiyonumu ölçtüm 190- 120 çıktı. Hemen dr. aradım ve bekleyemeyiz yarın sabah 08:30 da gel sezeryana alacağız dedi. İnanılmaz heyecanlandım ve bağıra bağıra ağlamaya başladım. O anda evde yalnızdım ne yapacağımı bilemeden telefona saldırdım. Herkese ben yarın doğum yapıyorum diye haber verdim. Eşim işte, annem minik oğlumun eksiklerini tamamlamak için dışarıya alışverişe çıkmıştı. O anda bilinçsizce karnımdaki yavrumu sevip az kaldı kavuşmamıza az kaldı diyerek hareketlerini izledim.
Evet o gün geldi sabah ben ve eşim için çok zor oldu.1- 2 saat uyudum yada uyumadım. Hastaneye gitmek için her şey hazırdı. Eşim bavulumuzu aldı çıkmak üzereyken evime kapıdan baktım ve iki gün sonra Allah izin verirse bu kapıdan üç kişi gireceğiz diye geçirdim ve çıktık. Hastaneye geldik odama çıktık heyecandan kalbim duracak gibi oluyorduk. Gerekli tetkikler yapıldı bir anda odam inanılmaz kalabalık oldu. Bir anda ne kadar çok sevenim varmış diye geçirdim içimden, hemşireler geldi beni hazırladılar sedyeye yatırdılar, ağlamamak için çok kasıyordum kendimi ama korkunun yanında da boncuğuma kavuşmamı düşünüyordum. Ameliyathaneye çıkarken asansörde eşim ve annem yanımdaydı bizim için dua edin dedim ve ameliyathaneye girdim. Ağlayarak dua etmeye başladım. Doktorum geldi ve bana birazdan uyuyacaksın ve biraz başın dönebilir dedi sonrasını hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde hayal mayal çevremdekilerin sesini duydum. 08/12/2005- 09:35- 50 cm - 3,030 gr Yiğit Efe’m dünyaya gelmişti. Eşim çok güzel bir oğlumuz olduğunu söyledi. Çok ağrım olmasına rağmen yavrumu kucağıma verdiklerinde duyduğum mutluluğum sanırım hayatım boyunca ne yaşamışımdır nede yaşayacağımı zannediyorum. Çünkü bu duygunun tarifi ve benzeri asla olamaz.
Oğlum dünyaya geldikten sadece 48 saat sonra çok büyük bir rahatsızlık geçirdi. Az kalsın ona kavuşmamızla kaybetmemiz bir oluyordu. Ama binlerce kez şükürler olsun Allah’ım onu bize tekrar bağışladı. Hamileliğim boyunca yaşadığım stres, doğduktan sonra yaşadığım bu üzücü olay hepsini şimdi geçmişte bıraktım ve oğlumun her geçen gün gelişimini takip edip onunla vakit geçirmek, onun gelişimine katkıda bulunarak onu daha mutlu bir bebek yapmak için yaşıyorum. Bir annenin sanırım hayattaki en mutlu olduğu anlardır…
Oğlum yani benim mavi boncuğum Yiğit Efe’m şuanda 8 aylık oldu. Allah’a şükür sağlığı çok iyi. 3,5 aylık olduktan sonra tekrar çalışmaya başladım. Ananesi bakıyor ve her gün ondan ayrı geçirdiğim saatlerin, her dakikanın hesabını yapıyor ve ona kavuşmak için akşam olması için dua ediyorum. Allah’ıma binlerce şükürler olsun ki bana sağlıklı bir şekilde böyle bir oğul verdi. Darısı bütün anne adaylarına ve anne baba olmak isteyen herkesin başına…
Ayrıca hamileliğim boyunca ve şu anda bana destek olan, yardımcı olan, beni yalnız bırakmayan, benimle ilgilenen anneme, eşimle beni her konuda bilgilendiren, gülen yüzüyle bana moral veren, her kontrolümde benim iyi olmamı sağlayan, her şeyden önce benim bebeğime kavuşmama yardımcı olan sevgili DR. KEZBAN NARİN KIYAK’a, ama birisi var ki benim hayatıma girdiği andan itibaren hep sevgisiyle, aşkıyla bana eş olmanın ve anne olmanın güzelliğini yaşatan benim için dünyada eşi ve benzeri olmayan, dünyanın en tatlı, en içten, enlerin sonu olmayan canım kocam Serkan Şengül’e, benim iş yerinde gün içinde kaprislerimi çeken sevgili arkadaşım Pınar‘a ve bana destek veren herkese ama herkese tekrar teşekkür ediyorum.