Evlendikten 4 ay sonra hamile kaldım, hemde çok çok sürpriz bir şekilde. Eyvah yandık dedim. Çok erken dedim. Nasıl bakarım dedim. Dedim dedim dedim…
İlk günler daha doğrusu aylar tam anlamıyla bir felaketti. Bir hamilenin yaşayabileceği tüm olumsuzlukları yaşadım. Bulantı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, diş ağrısı. Hepsini aynı anda aynı aylarda yaşadım. Tam 4 ay sürdü bu sıkıntılar. 3. aydan sonra belirmeye başladı bebeğim artık. Hamile kıyafetleri büyük, normal kıyafetlerin küçük olduğu dönemler yani... 3,5 aylıkken oğlumun geleceğini öğrendim. Ama içimize doğmuştu eşiminde benimde.
4. ayımda bir sabah bir uyandım ne ağrı ne bulantı. Yeni doğmuş gibiydim. İşte o andan sonra başladı hayatımın en güzel günleri, ayları... Yemek ye, bol bol uyu, ağla. Anlamsız yere gül, koca bir göbek ama öyle böyle değil. Bir koltuğa zor sığan bir hatun, daha önce de dediğim gibi süper keyifli geçen 5 ay.
Yanlız bu beş ay boyunca doktor konusunda çok büyük aksilikler yaşadım. 4 ay boyunca gittiğim doktorumu, yazlıkta iken bir sorun yaşadım ve bana telefonda sana yardımcı olamam her telefon açanla konuşursam buradakilere bakamam mantığıyla yol alan bir doktor olduğu için bıraktım. Sonra yine farklı bir doktor yine ısınamadım. Yine farklı bir hastane ve yine itici… En sonunda iyi tavsiyelerle başka bir doktora başladık kontrole.
Günler geçti gitti. 1 Temmuz günü yine rutin kontroller ve doktorum ani ve acil haberi verdi. Doğum başlamış sancılar yüksek ama hissetmiyorsun. Bu gece buradasın. Veee daha doğuma 1 ay var. Hastane eve çok yakın. Gerekli eşyalar hazırlandı geldi hastaneye yatıldı. O gece beyefendinin geleceği yok. Ertesi gün çıktım hastaneden evim yakın diye kontrollü olarak yollandım. Her an geleceksin gibi ol dediler. Tam 10 gün her an kontrollü olarak yaşadım. Ama gelmedi canavar oğlum benim. 10 gün sonra yine kontrol. Bu sefer beyimizin dönmediğini ve normal doğumun da imkansız olduğunu öğrendik doktorumuzdan bu arada.
24 Temmuz’da sezaryen günümüzü aldık.
20 Temmuz’da kontrol ve hastaneye gittik öğrendik ki benim sevgili doktorum tatile gitmiş ve 2 hafta yok. Ama ne haber veren var ne de bilgi…
Ayni hastanenin başka bir doktoruna muayene oldum aksam saat 18:00. İyi bir bayan 2 gün sonra gel sezaryene alalım diyor bana. 2 gün zar zor geçti kapıda uyudum uyandım her gün sanki her an hazır her an hazırlıklı...
22 Temmuz 2003 hastanedeyiz. Oda ne. Benim muayene olduğum doktor nöbetçi doktormuş ve kimsenin benden haberi yok. Sabah saat 08:00 ve ben delirmek üzereyim zaten göbek o kadar şişki yürüyemiyorum ama hastaneyi 3 - 5 kere turladım herhalde (bu arada hamileliğim boyunca 32 kilo aldım da)
Sonra yine başka bir doktor ama bende güven sıfır. 2 gün sonra 24 Temmuz 2003 aksam saat 19:00 da gel alalım doğuma. Olur peki. Nöbetçiymiş doktorumuz o gün ve bizimle tam olarak ilgilenebilecekmiş... Harika.
Akşam saat 19:00 hastanede odamdayım. Ön hazırlıklar, anestezi uzmanı ile görüşmeler doktorum ile muhabbet (2 gün önce tanıdığım doktorum ) doktor mağduru olduğum için ilgi üstüne ilgi. Ve gitme vakti. 1 saat sonra DUHAN bey gelmiş önce babasının, dede ve babaanne, anneannelerinin yanına. Saat 20:00 ve tam bir saat sonra da ben yatağıma yattığımda uyanıktım ve tek tek herkesle konuşuyordum. Ama daha oğlumla tanışmamıştım.
Veeeeeeee herhalde hayatım ömrüm olduğu sürece asla ve asla unutmayacağım an. Miniğim sepetinde geldi yanıma. Bembeyaz pespembe yanaklar. Keltoş mu keltoş. Ama dünyanın en yakışıklı erkeği. Herkes başında ama oğlum benden başkasını görmüyor tabiî ki. Hemşiremiz yanıma verdi bebeğimi ve ilk mama anı. İşte unutulamayacak ikinci an dünyalar sizin. Doktorumuz mükemmel bir bayan Gülşen Hanım (seni seviyoruz) herhalde bir insanın yapabileceği (öncesi ve sonrasıyla) en rahat ve en kolay sezaryen doğumu yaptım. Sağlıklı minik ve mükemmel bir erkek çocuk dünyaya getirdim.
Şu anda 3 yaşında canavar mı canavar bir oğluşum var ve ben daha önce onsuz nasıl yaşıyormuşum bilmiyorum. Allah herkesin bebişine uzun sağlıklı ömürler versin inşallah..