Ve Duru aramıza katıldı, ıslak sarı saçlarıyla bana onu gösterdikleri an, başka biri oldum.
Duru’yu beklemek heyecanlıydı, doğumu da maceralı oldu.
Tüm doktorların son anda sezaryen yapma heveslisi olduklarını düşündüğümüzden uzun süre normal doğum diye direttik. Ama doğumun gelişimi düşündüğümüz gibi olmadı ve suyum geldikten 16 saat sonra Duru, epidural sezaryen ile dünyaya geldi.
Çok garip bir an, doktorların karnımda bir şeyler yaptığını hissediyorum, sonra büyük bir kitlenin alındığını da hissediyorum, eşimin elini daha sıkı tutuyorum. Biliyorum ki Duru çıktı, fakat sesi yok. Ne uzun bir andı, Rabbim, çaresizce gözlerine bakıyorum eşimin . Onun da nutku tutulmuş, ellerimiz terliyor. Ve Duru’nun ilk çığlığıyla rahatlıyoruz. Şükürler olsun, minik yavrumuz yumuk yumuk gelmiş yanımıza. Binlerce şükürler olsun.
Bebek sahibi olmakla ilgili anlatılan her şey eksik, yavan olacaktır. Çıplak bebeğini bir annenin kucaklamasını, boynunu koklamasını nasıl tarif edebilirim ki? Tüm vaktinizi ona adıyorsunuz ve eksilmeyip artıyorsunuz. Bunu sağlayabilecek başka bir varlık yok herhalde. Her gün büyüyen kocaman bir sevgi topu düşünün. Her şey artık onunla anlamlı, onunla güzel.
Hiç hazır değilmişim anne olmaya, dürüstçe söylemeliyim. Gezmeyi tozmayı epey özledim, iş hayatını da. Alıp başımı gitmekte geliyor arada bir. Ama öyle güzel, öyle muhteşem ki…
Anladım ki, anne olmaya hazır olunmuyor, bebek öğretiyor insana anne olmayı. Onu her gün, bir öncekinden daha fazla canınıza, hayatınıza ekledikçe, diğer öncelikleriniz bir bir arkalara yerleşiyor.
Sabahın beş buçuğunda sesler çıkartarak beni yanına çağıran bu güzellik, beni yüceltiyor. Bencilliğimden hiç bu kadar arınmamıştım sanırım. Duru benden, sevdiğimden bir parça, Duru bizim çiçeğimiz. Onu sevgiyle büyütmeye çalışıyoruz.
Fok balıkları, penguenler vb. birçok canlının kokusundan ve sesinden yavrusunu tanıdığına dair belgeseller izlemiştim. İnsanoğlunda da bu mümkündür, diye düşünüyorum. Bu çatlak ses, bu makamlı ağlama, sesteki bu eda, bu tarz, bu işve... Karıştırılacak gibi değil. Hele teninin kokusu. Kokusunda davet var, sloganını kim kahveye endekslemiş efendim, eksik olmuş. Bebeğin kokusunda öyle bir davet var ki, her türlü hizmete amade oluyorsun. Olunuyor.