Gebelik öncesi kontrolümü yaptırmak üzere doktora gittim. Gerekli kontroller yapıldı. Sağlığım yerindeydi, gerisi zamana kalmıştı. 19.12.2007 günü adetimin birkaç gün geciktiğini fark ettim. Konuyu eşimle paylaştım ve işten eve giderken eczaneden birkaç tane test aldık.
Eşim banyoya girer girmez testlerden birini yaptım ve sonuç pozitif!Yanılmış olmalıydım ve bir tane daha yaptım. Yine pozitif!İnanamadım. Eşime güzel bir şekilde söylemeliydim. Gelince anladı ve sımsıkı sarıldık birbirimize...
Bebeğimiz olacağı fikriyle mutlu mutlu sarılarak uyuduk. Sabah bebeğimizle ilk bayramı ve seyahati yapmak üzere uyandık. Bayram için İzmir’e gittik. Müjdeli haberi herkesle paylaştık.
Bayram dönüşü ilk randevumuzda, ekranda minik bir boncuk belirdi. Gözyaşlarıma hakim olamadım. Meğer nasıl da hazırmışım bir bebeğimin olmasına, nasılda istiyormuşum. Hemen, o anda alıştım bu fikre... Gerekli tahliller yapıldı, her şey yolundaydı. Sorunsuz, mükemmel bir hamilelik geçirdim.
03.03.2008 tarihli kontrolümüzde kızımız olacağını öğrenince daha da bir mutlu olduğumu hissettim. Yalan yok. Hep bir kız annesi olmayı hayal etmiştim. Erkek olsaydı da üzülmezdim ama hayalim gerçek olmuştu işte... Eşim de kız çocuklarını çok sever. O da çok mutlu oldu.
15.03.2008 tarihinde 18+1 de sanki ufaktan seğirme şeklinde hissetmeye başlamıştım bebeğimi. Artık her şey daha da bir anlamlı olacaktı.
Zaman aktı geçti. Hem de çabucak... Ben son 3 haftaya kadar çalıştım. Artık vakti geldi ve izne ayrıldım. Evde bol bol uyuyor, bacaklarımı kaldırıp uzanıyor, bantta devamlı yürüyüş yapıyordum. Doğumumun normal olmasını çok istiyordum.
39’uncu hafta, 31.07.2008’de biz yine son kontroller için doktordaydık. Doktorum çatı kontrolümü gerçekleştirdi ve açılma olmadığını, artık son bekleme sürelerinde olduğumu, her şeyin yolunda olduğunu söyledi. Benden NST istedi. NST ye girdim. Sonuçları aldım ve doktoruma gösterdim. Gözlerine inanamadı. 5 tane sancı görünüyordu ama ben hiç hissetmemiştim. Bende sıfır açılma olunca sezaryen mecburi görünüyordu. Son bir duş alıp heyecanla hastaneye doğru çıktık yola. Bu karı koca olarak baş başa son anlarımızdı.
Hastaneye gider gitmez beni doğuma aldılar. Epidural istedim. Biraz sonra minik aşkım, Öykü’m müthiş ağlayışıyla karşımdaydı. 17:43:28! Tarif edilemez bir mutluluk bu. Kordondan ayırıp hemen bana gösterdiler minik yavrumu. Kızım gittikten sonra 5 dakika uyuya kaldığımı fark ettim. Beni de hazırlayıp odama götürdüler. Herkes çok mutluydu. Eşim ve ben bakmaya doyamıyorduk kızımıza. Ve o muhteşem duygu, kızım sanki yıllardır emiyormuş gibi emmeye başladı. Ertesi gün, artık 3 kişilik bir aile olarak döndük yuvamıza.
Şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamadık kızımla. Hayata hemen adapte oldu. Bizi hiç üzmedi.
Hayatı boyunca da hep böyle olmasını diliyorum minik kızımın.
Onu her şeyden çok seviyorum. İyi ki doğmuş, iyi ki doğurmuşum.