Bu sitede hep doğum hikayelerini okuyup kendi hikayemi yazacağım günü iple çekiyordum. Sonunda o gün geldi çattı. Çok heyecanlıyım.
Eşimle 2002 Temmuz ayında evlendik. Hemen çocuk sahibi olmayı düşünmüyorduk. Aradan bir ay geçti bir öğle yemeğinde midem bulanıyor dedim. Ablam bana 'Yoksa hamile misin?' dedi. Ben de test yaptırdığımı ve öyle bir şey olmadığını söyledim. Gerçekten de test yaptırmıştım. Adetim gecikince şüphelenmiştim fakat sonuçta hamile olmadığım ortaya çıktı. Aradan bir hafta kadar geçti. Ben işyerinde hep kendimi yorgun hissediyorum, terlemeler, yatakta yatıp hiç kalkmamacasına uyumalar derken ben bir kez daha test yapmaya karar verdim. Eşimle yolda konuştuk ve eve giderken test aldım. Eve gelir gelmez heyecanla ben banyoya gittim. Eşim de beni bekliyor. Daha önce testte tek bir çizgi olmuştu. Şimdi ise ikinci bir çizgi daha oluştu. Ben ne yapacağımı şaşırarak kapıyı açıp eşime gülümsedim. O da bana 'Hamile değilsin di mi?' dedi. Ben gülmeye devam edip testi gösterdim. Hamileyim dedim. Bunu söylemek bile beni bir tuhaf etti. Şimdi bile söylerken o anı yaşayabiliyorum. O gün balkona çıkıp işe gitmek için servisi beklerken aklımdan neler geçti bir bilseniz. Serviste kendime anne olacağımı söyleyip durdum. İnanılmaz farklı bir duygu.
Sıra yavaş yavaş aileye haber vermeye geldi. Ben annemlere nasıl haber vereceğim diye düşünüyordum. Çünkü hemen çocuk yapmamı istemiyorlardı. Aradan bir iki yıl geçsin derlerken ben iki ay sonrasında hamile kaldım. O nedenle uzun bir süre bu olayı kimseye söylemedim. İlk Trabzon'da olan arkadaşıma ve daha 10 yaşında olan küçük sırdaşım yeğenime söyledim ve kimseye söylememesi için sıkı sıkı tembihledim. Küçük afacan teyzesinin sözünden hiç çıkmaz. Aradan 15-20 gün sonra ablamlarda iken ablama pat diye ben hamileyim dedim. O da daha çok erken değil mi? dedi. Bu sözleri duyacak olduğumu bilmem bile benim üzülmeme engel olmadı. Sonra salona gidip bunu küçük kız kardeşime ve arkadaşa söyledim. Ama pek de mutlu olarak söyleyememek beni çok üzdü. Sonrasında da kayınvalidemlere ve anneme söyledim. Anneme de anne ben hamileyim diye telefonda pat diye dedim. Artık içimi kemiren bu dertten de söyleyerek kurtulmuş oldum. Evet evlenir evlenmez çocuk sahibi olmuştum ama yaşım da 25 olduğu için de pek de erken sayılmazdı bence.
Doktora ilk gittiğimde bebeğimin kalp atışını duymak benim ağlamama sebep oldu. Eve gittiğimde inanılmaz mutluydum. Her ay doktora gitmeyi sabırsızlıkla bekledim. Hele son haftalar tarifsizdi.
Hamileliğimin ilk günleri ilk başlarda zor geçti. Yatakta yatıyordum hep. Hatta ilk başlarda hamileliğimi öğrenmeden önce penisilin bile vurulmuştum hastayım zannederek. (Eşim sağlıkçıdır da) Hamileliğim boyunca soğandan nefret ettim. Yemekleri hep soğansız yaptım. Bir de balık kokusu midemi alt üst ediyordu.
Son üç ay kalıncaya kadar her şey iyi gidiyordu. Fakat artık yedi ay dolunca elim klavye kullanamaz oldu. Çünkü uyuşmaya başladı. Sabahları tansiyonum düşmeye başladı. Artık bir an önce izne ayrılmak istiyordum. Zor şer izne ayrılabildim. Bu arada ben sekiz aylık hamileyken başka bir eve taşındık. İnanın o hafta hiç uyku uyuyamadım. Ellerim, kollarım uyuşuyordu ve uyanıyordum. Parmaklarımı hareket bile ettiremiyordum. Artık geceleri kalkıp uyuyamayınca ağlamaya başlıyordum. Yapacak hiç bir şeyim yoktu çünkü. Eşim sağolsun bana karşı çok sabırlıydı. Evi en sonunda toparlayıp taşıdık. Bu sefer taşındığımız evi yerleştirmek de benim uyku problemimi iki katına çıkardı. En sonunda bir gece eşim böyle olacağını bilseydim hiç çocuk yapmazdım dedi. Artık o da dayanamıyordu benim geceleri üzülmeme. İstersen artık çocuğu aldıralım, artık dışarda da yaşarmış diyordu ama ana yüreği hiç dayanır mı? Geceleri uyku uyumamak bir tarafa bir de tuvaletten çıkamama gibi bir durum var. Hani tam uykum geldi bu sefer hayda tuvalete taşınmaya. Şimdi o günleri hatırlıyorum da ne günlermiş diyorum. Geceleri bebeğimin karnımda hareketleri da düzenliydi. Saat 01:00-03:00, sabah ezanı saat 04:00-05:00 yani anlayacağınız bana uyku haram. Hem ellerimdeki uyuşmalar, hem zırt pırt tuvalete kalkmalar, hem de bebeğimin tekmeleri. Zaten çok hareketli bir bebekti. Hareketlerini çok erken hissetmeye başlamıştım. Hamileliğim sonlarında artık onu zaptetmeye çalışıyordum. Haa bir de bebeğimin cinsiyetini söylemedim. Ben erkek istiyordum. 3,5 aylıkken doktor %100 erkek dedi. Bir ay sonra da %200 erkek dedi. Bunu kayınpedere söylediğimde pek mutlu oldu))
Nerde kalmıştık. Uyurken eşimin arkasından ona sarılıp oğlumuzun tekmelerinden onun da nasibini almasını sağlıyordum. Babasına temas ettiğim zaman hisseder daha da bir güçlü tekmelerdi.
Bir de gelelim isim krizine. Biz eşimle ikimiz Timur isminde karar kıldık. Hiçbir sebebi yok bu ismi seçmemizin. Sadece ikimiz de bu isimi ortak olarak beğenmiştik. Hatta 5 aylık olduktan sonra Timur diye hitap etmeye başladık. Yalnız üzerimde müthiş bir baskı oldu bu ismi değiştir diye. Son ana kadar vazgeçmediler başka isim olsun diye ama onlar ısrar ettikçe ben de inat ettim. Şimdi babam oğluma ismiyle hitap etmiyor adını beğenmedi diye herhalde.Kayınpeder de siz Timur deyin ama nüfusta Timurhan olacak diye bastırdı. Neyse.
Gelelim doğum hadisesine. Benim normal doğum istemekle beraber çok da korkuyordum. Habire internette kendime bilgi ediniyordum bu konuda. doktorum kardiyopatik gebe olduğum için sezaryene karar verdi. Spinal anestezi dese de sonradan genel anesteziye karar verildi. Ben spinal olursa eşimi yanımda istiyordum çünkü bir çeşit ameliyat olacağı için korkuyordum. Hem de bu ameliyatta uyanık olacaktım ki şükür genel anestezi oldu. Doğumum 26 Mayıs 2003 Pazartesi planlanıyordu. Doktora Perşembe günü gidecektim son kez kontrol için. Bu arada nasıl 4 günü geçireceğim diye de söyleniyordum. Artık sabrım kalmamıştı. Bir an önce kurtulmak istiyordum. Resmen işkenceye dönüşmüştü hamilelik. Üç saatlik uykuyla dolaşıyordum. sonunda Perşembe günü doktor bebeğin kalp atışları düzensiz riske atmayalım deyip yarın sabah için yerini ayırtalım, bebeği alacağız dedi. Ben inanılmaz mutlu oldum. Dört gün yerine bir gece sabredecektim. O gece banyo yaptım, saçlarıma fön çektim ve saat 23:00 de kendime bir ziyafet hazırladım ki iyi ki de hazırlamışım. Ameliyattan sonra anladım kıymetini. Sabah 7:00 de kalktık ve hastaneye gittik. Ben müthiş heyecanlıyım ve de korkuyorum ameliyattan. Odada bana ameliyatta giyeceğim kıyafetleri verdiler. Ben kıyafetlerimi giyip yattım. Bu arada belirteyim odaya girdiğimde benden önce çiçeklerim gelmeye başlamıştı. Hemşireler odadakileri çıkarttılar. Sonda takacaklarmış. Bu olayın olacağını bilseydim hamile kalmazdım. Sonda takıldıktan sonra benim tansiyonum düştü. Fakat içeri ailem girince mecbur iyi görünmeye çalıştım. Sonra beni ameliyathaneye götürmek için başka bir yatağın üzerine aldılar. Asansörden gülerek herkese el salladım. Kapısı kapanır kapanmaz gözlerimi kapattım çünkü kendimi çok kötü hissediyordum. Ameliyathaneye ters girdiğim için orayı tam hatırlayamıyorum. Anestezist bana nasılsın dediğinde ona çok tuvaletim olduğunu söyledim ki sondadan kaynaklandığını söyledi. Doktorum geldi. Önüme perde çektiler. Belden aşağımı yıkadılar. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Uyandığımda müthiş bir karın ağrısı ile uyandım. Bu karın ağrısı dediğim ameliyat kesiğinin ağrısı. Karnım ağrıyor diye inlerken annemlerin sesini duydum. Gözlerimi narkoz etkisiyle açamadığım için onları göremedim. İnanın dünyalar benim oldu onların sesini duyunca. İşte o zaman anladım ameliyatın bittiğini. fakat acıdan kıvrandığım için hem inleyip hem de ağlamaya başladım. O sırada ablam beni görünce ağlayarak dışarı gitmiş. Hatta ben doğurmayacağım diye de söylemiş. Ağrı kesici vurdular ve ağrılarım geçti. bu arada ben bitti mi diye soruyorum Bitti deyince oğlum nasıl, sağlıklı mı, eli yüzü düzgün mü diye de bir kaç kez sordum. Kız kardeşim bek ne kadar tatlı bir oğlun var diye yanıma getirdi ama ben gözlerimi açamıyorum sonra bakarım dedim. Bir süre sonra kendime geldim ve oğluma bakabildim. Herkes yanımdaydı. İşte bu çok mutluluk verici. Doğumdan sonra bir daha çocuk yapmayacağım bile dedim.
Bayağı uzun sürdü herhalde. Gelelim sadede. Timur şu an yaklaşık iki aylık ve çok tatlı bir bebek. Resimlerini görmek isterseniz timurkarakas.com adresinden bakabilirsiniz. Doğumdan sonra Allah çocuğu olmayanlara da versin diye dua ettim çünkü ben çok mutlu olmuştum. Siz anne olacaklara benden tavsiye. Bol bol yürüyüş benim ameliyattan iki gün sonra ayağa kalkmamı sağladı. Çok çabuk kendime geldim. 11 kilo aldım hamileliğim boyunca ve şu an iki kilo fazlam var. Siz de yediklerinize dikkat edin. Ben yemek yemiyorum diye fırça yerdim eşimden. İştahsızdım yani.