Her anne doğum hikayesini anlatırken genellikle çok mutlu olur. Benim doğum hikayem de öyle ama diğerlerinden biraz daha farklı, bebeğin sağlığıyla ilgili kaygıların olması. 2 Çocuğum var. 7 yaşında dünyalar tatlısı bir oğlum ve 4 yaşında cici bir kızım var.
Kızımın doğumu bana hayatla ilgili bazı gerçekleri öğretti. Sabrı, mutluluğu ve acıyı. İlk çocuğumuz olduktan sonra 2. bir bebek için erken diyorduk. Birgün hamile olduğumu öğrendim. Açıkcası beklenmeyen bir haber olduğu için garip duygular içerisindeydim. Hamileliğim sorunlu geçiyor bulantılarım gün geçtikçe artıyordu. 4 buçuk aylık olduğunda bir kızımız olacağını öğrendik. Dünyalar bizim oldu. Aynı ay renkli dopler için tanı merkezine gittik ve bebeğin ensesinin ölçümünde sınırda olarak bir rakam çıktığı için doktorumuz bize down sendromlu bir bebeğimizin olabileceği ihtimalinden bahsetti. O sırada dünya başıma yıkılmış gibi hissettim ve o andan itibaren araştırma ve doktorumla ne yapabiliriz soruları içerisine girdim. Bu ihtimalin direk olarak bana söylenmesi beni perişan etmişti. Neyseki 2 hafta sonra tekrar ölçüm olduğunda doktorumuz yanıldım deyip bizi rahatlattı. Evhamlı bir yapıya sahip olduğumdan 8 ay boyunca hergün acaba sağlıklı bir bebek mi diye düşünmeden edemiyor, kendi kendimi perişan ediyordum. 7 aylık civarı bebeğin kalp atışlarında anormallik saptandı ve klinikte yatmam gerektiğini söyledi doktorumuz. 20 gün sonra kalp atışları iyice yavaşladı. Yapılan tetkiklerde bebeğin beslenmesinin de azaldığını söyledi doktorumuz. Ancak 3 gün daha sezeryan için bekledik. 25 Mayıs gece yarısı kalp atışlarını ölçmek için gelen hemşire acilen doktoru çağırması gerektiğini ve galiba bebeği kaybettiğimizi söyledi. O anki şaşkınlığım ve acımı anlatamam. Neyse acilen ameliyata girdim. Doktorum bana bebeğin ölme ihtimalinden behsediyor, bir yandan da ameliyathane hazırlanıyordu. O an tek düşüncem 8 ay içimde taşıdığım yavrumu kucağıma alıp alamayacağım veya sağlıklı bir bebek mi olacağıydı. Kendime geldiğimde ilk duyduğum söz annemin aynı bana benzeyen bir kızımın olduğunu söylemesiydi. Bense yarı baygın sağlıklı bir bebek mi diye tam 29 kez eşime sormuşum. O gün kendime geldiğimde Allah’ıma şükrettim çok güzel bir kız bebeğim vardı. Çocuk doktoru gayet sağlıklı olduğunu söyledi. Ama kızımın ilerleyen aylardaki gelişiminin gecikmesi örneğin boynunu 6 aylık tutabilmesi ve 10 aylık oturabilmesi motor gelişiminin geç olduğunun bir göstergesiydi. Şimdi 4 yaşında halen tek kelime söylüyor. Ama ben yılmıyorum ne gerekiyorsa eğitimi için yapıyoruz. En önemlisi ona olan sevgimiz ve gelişiminin en iyi yerlere gelebileceğine dair inancımız. Ona sahip olduğum için çok ama çok mutluyum.