1968 doğumlu kocaman bir kadınım. İlk bebeğimi 21 yaşımda elime aldım. İlk koynuma verdiklerinde çok korkmuştum. Çünkü ben de onun kadar küçüktüm ve hiçbir şeyden haberim yoktu. İlk kızım Gizem’le ben arkadaş olarak beraber büyüdük. Anneannemiz benim ve onun annesiydi. Her şeyimize koştu. Şimdi kızım 16 yaşında çok güzel bir genç kız. Hâlâ benim en yakin dostum, arkadaşım, sırdaşım, her şeyim...
Bundan 4 sene öncesine kadar Gizem’e bir kardeş getirmek konusunda hiçbir çalışmamız olmadı, kızımız da istemiyordu. Bu fikir bizi de ürkütüyordu. Ne var ki; bir gün doktor kontrolüne gittiğimde hamile olduğumu öğrendim ama çok yazık ki düşük yapıyordum. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. O bebeği kaybettikten sonra ikinci kez anne olmak ama bu kez bilinçli olarak anne olmak istediğimi fark ettim. Benimle beraber kızım ve eşimde bu duygularıma katıldı ve biz bebek istiyorduk.
Fakat daha sonra ard arda iki düşük daha yaptım. Moralim çok bozuluyordu her defasında, ama vazgeçmedim. En nihayet 21 Nisan 2005 Perşembe günü arkadaşımla Ulus Pazarı’na gittik. Nasıl bir yorgunluk, pazarda geziyoruz, birden burnuma buram buram turşu kokusu geldi. Hiçbir şey gözüm görmüyordu. Doğruca turşucunun yanına gittim. Adama poşete koymadan bana ver dedim ve hemen bir tane yedim. Ofise geri geldik ve arkadaşıma “test yapacağım bende bir anormallik var” dedim. Daha günüm bile geçmemişti o gün regl olmam gerekiyordu ve eczaneden aldığım testi yaptım sonuç pozitif çıktı. Daha öncelerinde olduğu gibi çok sevindim ama korktum “ya düşerse” diye. Fakat o bizimle olmak istedi ve çok güzel bir hamilelik geçirdim. Eşim ve kızım üstüme titredi, akşam yemekleri önüme geldi, ayaklarımı uzattırdılar ve hep onu karnımda sevdiler. Son güne kadar çalışmayı düşünüyordum fakat 8.ayda doktor kontrolümde tansiyonumun çok yükseldiğini ve hastanede kalacağımı söyledi. O zaman çok korktum. Kendimi düşünmüyordum. Hep aklımda bebek olacak ben hayatimi kaybedeceğim, küçük kızıma babasıyla ablası bakacak gibi geliyordu. Hastanede 4 gün kaldım. Güzel haber; tansiyonum ilaçla normale dönüyordu. Doktorum sevgili Alper Mumcu artık işe gitmememi ve evde kalmam gerektiğini söyledi. Sezaryenle bebeği alacağı için Aralığın 2. haftasına gün söylememizi istedi. Büyük kızım Gizem 12 Aralık’ı seçti. Bu arada ben de evde tüm hazırlıklarımı bitirdim.
11 Aralık Pazar akşamı bitmek bilmiyordu. Pazartesi sabahı yani kızımın geleceği gün 12 Aralık 2005’de saat 05.00’da kalktık. Eşim elinde kamerayla bizim hazırlanışımızı çekti. Gizem, eşim ve ben hastaneye saat 07.00’da ulaştık. Kızımın okuldan arkadaşları da gelmişti. Beni odama aldılar ve saat 09.00’da sezaryen için ameliyathanedeydim. Epidural olacaktı. Çok heyecanlıydım, ama bir an önce küçük kızım kime benziyor, nasıl görmek istiyordum. Doktorum diğer doktorlar, hemşireler, fonda Kenan Doğulu şarkısıyla ve sevgili eşimde elinde kamerayla ameliyat başladı. Başımdaki doktor “birazdan bebeği alacaklar, biraz sallanıyormuş gibi olacaksın” dedi ve o an geldi. Evet bebeğimiz elimizdeydi, çok güzeldi, çok güzel kokuyordu. Sana şükürler olsun Allah’ım ne güzel bir olay, ne güzel bir duyguydu bu. Küçük kızımız Derin aramıza hoş geldin... Seni ablan Gizem, annen ve baban çok seviyor...