Eşimle 2003 yılında tanıştık ve 2004 yılında evlendik. 1,5 yıl geçtikten sonra yaşamımızda birinin eksikliğini hissetmeye başladık. Bazı nedenlerden dolayı hamile kalamadım ve yaklaşık 2–2,5 sene aşılama denemeleri ve doktor değiştirmeler ile epey hırpalandık. Tüm bu gözyaşlarıyla dolu günlerin sonunda, doktorumuzun da önerisiyle tüp bebek denemesi yapmaya karar verdik. 14 günlük bekleme sürecinde heyecandan uyuyamadım. Kan testimizi verdikten sonra eşimle 2 saat sonra çıkacak sonucu telefonla bildireceklerini söyleyen merkezden ayrılıp, bir alışveriş merkezinin kafesinde beklemeye koyulduk. Saat gelip çatınca, cep telefonum çalmaya başladı. Eşim telefonu açtı, daha sonuç söylenmeden ağlamaya başlamıştım. Eşim gözlerini sıkıca kapatıp tekrar açtı, bu bir "evet" anlamına geliyordu! Doktora teşekkür etti, kapatırken "Pozitif!" dedi bana bakıp... "Pozitif, pozitif..."

Hamileliğin zor tarafları da olsa, benim için çok keyifliydi. Kız olduğunu öğrendiğimizde, ismi için araştırmalar yapmaya başladık. Doktorumuzu yedinci ayımızda değiştirdik ve yeni tatlı dilli doktorumuzun da bu yönde yönlendirmesiyle sezaryenle doğum yapmaya karar verdim.

Doğumumdan önceki gün gelip çatınca, sakinleşmeye çalışsam da kalbim elimde olmadan göğsümden fırlayacakmış gibi atıyordu. İyi uyumam gerektiğine karar vermiştim. Ne de olsa yarın büyük gündü ve ben doğumdan sonra güçlü olmak, bebeğime süt vermek zorundaydım. Korkmayacaktım, ağlamadan ameliyathaneye inecek ve gururla çıkacaktım. Hayatta her şeyi planlarım ama bu planlanabilecek bir deneyim değildi. Son gün kocaman göbeğimle son banyomu yaptım ve onunla vedalaştım. "Yarın kucağımda olacaksın, merak etme." dedim, akşam eşime sarıldım, onun destek olacağını, yanımda olacağını bildiğim için kendimi çok şanslı hissettim.

Sabah erkenden kalkıp, 2 ay önceden hazırladığımız çantalarımızı elimize alıp, yollara düştük. Yolda annemi aldık. Hastaneye vardığımızda babamın, eşimin anne ve babasının, kardeşinin, eltimin ve bir sürpriz de iş arkadaşımın bana destek için gelmeleri beni ayrıca mutlu etmişti.

Son defa göbeğimle bana sarılıp fotoğraf çektirdiler. Az sonra ona kavuşacaktık, daha ötesi yoktu. Giymem için mavi bir önlük getirdiler, ameliyathaneye hemşirenin arkasından koşar adım gittim, herkesin gözleri dolmuştu ama asansöre binerken arkama dönüp bakmadım. Güçlü olmam gereken zaman başlamıştı. Ameliyathanede bir koşuşturma vardı, ne kalabalık diye düşündüm. Bana "Soyun." dediler. Soyunup uzandım. İnsan çırılçıplak, kocaman bir göbekle bir masaya yatınca ne kadar da aciz oluyor. Saçma sapan bir şekilde, "Burada erkek var mı?" diye sordum, "Yok merak etme, hepimiz bayanız." dediler. Anestezist bayan geldi, "Epidural yapacaksınız değil mi?" dedim, "Evet tatlım, öyle istemiştin değil mi?” dedi. Epidural iğnesini takarken hiçbir acı hissetmedim, evet biraz rahatsızlık hissi oluyor ama acı veya ağrı değil. Hala his kaybım olmamış gibi hissediyordum. Bir çizgi şeklinde kesilmeyi hissettim ve telaşlandım! Anestezist bayan da "Sen telaşlandın, hadi uykuya." dedi ve canım doğumu kaçırdım. Derken bir bebek ağlaması duydum, o sırada "Sen dikişlerde sıkılacaksın. Hadi Demet, seni tekrar uyutalım." dedi anestezistim. Ben de başladım yalvarmaya, "Ne olur bir kere göreyim sonra uyut. Bir kere bakayım." dedim ve birisi kuzucuğumu yanağıma birkaç kez sürttü. O da yanağımı ağlamayla birlikte yaladı. Derin bir oh çektim ve asansörde uyandım. Genel anesteziden uyanan bayanlar gibi ağrı, acı çekiyordum. Hatta inliyordum diyebilirim, eşim elimi sıkıca kavramıştı. Odadan içeri girdiğimizde, herkes büyülenmiş gibiydi. Ağlamaklı kızımın etrafında fır dönüyorlardı ve ben de sadece, "Ağrım var, ne olur iğne yapsınlar." diye ağlıyordum. Derken ağrı pompası takıldı ve ben nihayet gözlerimi doğru dürüst açıp etrafıma bakabildim. Eşim kulağıma eğilip, "Teşekkür ederim." demişti. Hey daha önce hiç bu kadar büyük bir iş başarmamıştım, eşim daha önce hiç bu kadar mutlu görünmüyordu, annem benimle gurur duyuyordu. Kızımı acılar içerisinde emzirirken, hiç bu kadar işe yaradığımı daha önce hissetmemiştim. Daha önce bu kadar anlamlı bir şey yaşamamıştım.