Evliliğimizin 1. yılında hayatımızı değiştirecek mucizenin geleceğini öğrendiğimiz zaman hem çok şaşırmış hem de çok sevinmiştik. Genç yaşta en çok istediğim şeydi çocuk sahibi olmak.
Evliğimin 10. ayında birkaç belirtiden dolayı hamile olduğumu düşünüyor, kendimi hamile gibi hissediyordum. Kesinleştirmek için evde test yaptım ama maalesef ki sonuç negatif çıkmıştı. O zaman çok üzülmüştüm... Aradan birkaç ay geçti, tekrardan aynı belirtiler olmaya başlamıştı. Yine evde test yaptım. Sonucu hem heyecanla hem de ya yine hamile değilsem diye endişeyle bekledim ve nihayet sonucu pozitif görünce havalara uçtum. Garantilemek için de hemen hastaneye gidip, kan testi yaptırdım. Orada da sonuç pozitif çıkınca artık kendimi değil, içimdeki mucizeyi de düşünmem gerektiğini anladım. İlk önce annemlerle bu haberi paylaştım sonra eşimi aradım. Emre'ye "Baba oluyorsun!" dediğimde telefonda sesi kesildi, bir şey diyemedi ama o anki sevinç ve mutluluğumuz anlatılamaz herhalde.
Çok rahat bir hamilelik geçirmedim. Kansızlığım olduğu için kan verici ve demir ilaçları kullandım. 4. ayında oğlumuz olacağını öğrendik. Benim bir oğlum olacaktı ama nedendir bilmem hep kızım olsun isterdim. Tabii insan karnında bir can taşıdığı zaman cinsiyetini çok fazla önemsemiyor. Daha çok bebeğinin sağlığını düşünüyor.
Hamileliğimin 40. haftası geride kalmıştı ama bebeğim Yasin Emir'imin doğmaya niyeti yoktu. Ne sancım vardı ne de doğumumla ilgili diğer belirtiler. Kontrole gidince doktorum artık bebeği dünyaya getirmem gerektiğini, yoksa bebeğimi kaybetme riskimizin olduğunu söyledi. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Sonrasında sancım olmadığı için suni sancı vermeye başladılar. Sabah 10.00'dan, akşam 18.00'e kadar suni sancı ile bebeğimin doğumunu hızlandırmaya çalıştı doktorum. 18.00 gibi, "Artık küçük beyi almamızın vakti geldi." dedi doktorum. Normal doğum yaptım ama çok zor bir doğumdu. Bebeğimi kucağıma alana kadar çok acı çektim. Minik Yasin Emir'i kucağıma alınca, ağrım olmasına rağmen her şeyi unutmuştum. 9 ay boyunca çektiğim ağrılar, sızılar sanki bir anda gitmiş, hiç yaşamamıştım. Şimdi küçük adamım 4. ayına girdi ve çok çabuk büyüyor. Annem hep derdi "Çocuğun olmadan anlayamazsın anneliğin nasıl bir duygu olduğunu." diye. Şimdi anneme hak veriyorum. Gerçekten oğlumun büyümesini izlemek, onu emzirmek müthiş bir duygu. Uykusuz kalmak çok yorucu olsa dahi, onun bir bakışı, bir gülüşü ömre bedelmiş...