Kızımız, Mukaddes Merve'mize kavuşmamız çok uzun sürdü. 6 ay önce yaşadığım talihsiz düşükten sonra bir daha hiç hamile kalamayacağımı düşündüğüm zamanda, birden bire giriverdi hayatımıza.
15 Ocak 2007 saat 15.00 civarında o küçücük test çubuğunda gördüğüm 2 çizgi, hayatım boyunca görüp görebileceğim en güzel iki çizgiydi. Tıpkı eşimle benim gibi yan yanaydı ve hayatımıza katılacak güzelliği müjdeliyordu.
Onu ultrasonda ilk görüşümüz, kalp atışını duyuşumuz, cinsiyetini öğrenmemiz, stresli bekleyişlerden sonra iyi sonuçlarını aldığımız testlerimiz, erken doğum ihtimali hepsi ayrı birer heyecan oldu.
Erken doğmasın diye dua ettiğim kızım, 39+'lı haftaya gelmemize rağmen doğmadı. Sürekli doğum işaretlerini okuyor, soruyor, kendimi dinliyordum. Hiç bir işaret yoktu. 39+5’inci günümüz her zaman ki gibi başladı. Öğlene doğru işe gittim. Birkaç saat sonra kendimi iyi hissetmemeye başladım. Saat 20.30 gibi eve geldik. 00.00’a kadar zor dayandım. Saat 02.00 'da gittik hastaneye. Yoldayken hüzün vardı bende, biraz da korku. Doğumdan değil de sonrasından korkuyordum. Beni muayeneye aldılar. Kızım yeterince aşağıda değildi ve açılma yoktu. Hastanede beklemek istemediğim için kös kös eve döndük. Eve geldik ama sancılar sıklaşmaya başladı. 1,5 saat zor dayandım.
Tekrar hastaneye vardığımızda saat 04.55’ti. Muayene sonucunda 2 cm açılmam olduğu söylendi. Birkaç saate kadar kızıma kavuşacaktım.
Nst'ye bağlandım. Doktorum “Sen fazla yormayacağım. Hadi epidurali takalım.” dedi. Doğum masasına yatırıldım. Belime gelen soğuk sıvıyı hissediyordum. Elimden serum bağlandı. Sancılar tam gaz gelmeye devam ediyordu. Sonra gücü azalmaya başladı sancıların. 5 dakika sonra hiç hissetmiyordum.
Açılma 9 cm olmuştu. Doktorum “Evet, başlıyoruz.” dedi. Az sonra “Evet, derin nefes al ve güçlü bir şekilde ıkın.” dedi. O anda inanılmaz bir rahatlık hissettim. Bir baktım kızım doktorumun ellerinde. Çığlık çığlığa... Hemen saate baktım. 07.50!
Giydirip geldiler. Uzun yoldan geldi tabi bütün gün uyudu. Hiç emmedi nerdeyse. Ama sonra bütün gece ağladı yavrum. Emziriyordum ama henüz süt olmadığı için açtı. Doktoru “Emzirmeye devam!” dedi. Az da olsa kolostrum geldi. Azıcık emiyor, yorulup bırakıyordu. Sabah oldu kontrollerimiz yapılıp taburcu olduk. İlk bir hafta, 24 saat ev kalabalıktı. Bir haftanın sonunda herkesi evine yolladık. Üç kişilik aile olarak yeni hayatımıza başladık. Bebek bakımı çok zor, çok yorucu. Ama karnı tok, altı temiz yatağına yatırdığında bütün yorgunluk uçup gidiyor. Onun melek yüzüne bakarken hissedilenler tarif edilemez.
Artık hayatımın anlamı Mukaddes Merve'm. Kızım, iyi ki doğdun. Evimizin ışığı oldun.